İstanbul’da son günlerde etkili olan şiddetli yağışlar, tarihsel rekorlar kırarak sel felaketine yol açtı. Selin ardından yapılan arama kurtarma çalışmaları neticesinde can kaybı 4’e yükseldi. Yerel yönetimler, bu tür iklim olaylarının artışının, şehir altyapısının yetersizliği ile birleştiğinde ne denli tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Sel felaketinin ilk kurbanı, Kağıthane’nin Sadabad mevkisinde dere kenarında bulunan bir erkek cesedi oldu. 40’lı yaşlarda olduğu belirtilen bu kişinin, Ayazağa’da sel sularına kapılarak sürüklendiği değerlendiriliyor. Olayın ardından bölgeye sevk edilen ekipler, ceset üzerinde inceleme başlattı. Bu durum, İstanbul’un bazı bölgelerinde uzun zamandır devam eden altyapı sorunlarının acil bir şekilde ele alınması gerektiğini gösteriyor.
Beykoz’dan acı haber
Beykoz’da ise Paşamandıra Mahallesi’nde meydana gelen bir olayda, okul inşaatında çalışan Faik Şentürk, yağış nedeniyle dolan kuyudaki suyu tahliye etmeye çalışırken kuyuya düştü. Olay yerine gelen ekipler, Şentürk’ü kuyudan çıkardı ancak yapılan müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Bu tür olayların yaşanması, iş güvenliği standartlarının da sorgulanmasına neden oldu. Ayrıca, olumsuz hava koşulları nedeniyle okulların tatil edilmesi de dikkat çekti.
İstanbul’da kayıp olduğu bildirilen 5 kişi için arama kurtarma çalışmaları devam etmekte. Sel felaketi, şehrin altyapısının yetersizliğini bir kez daha gözler önüne sererken, İstanbul’un iklim değişikliği ile nasıl başa çıkacağı konusunda ciddi bir tartışma başlattı. Uzmanlar, bu tür extreme hava olaylarının sıklıkla yaşanmasının, daha fazla önlem alınmasını zorunlu kıldığını belirtiyor. Bunun yanı sıra, kentsel dönüşüm projelerinin daha sürdürülebilir ve dayanıklı yapılara odaklanması gerektiği vurgulanıyor.
Son olarak, İstanbul’daki sel felaketi, sadece can kaybıyla değil, aynı zamanda maddi kayıplarla da kendini gösteriyor. Altyapıdaki hasar, onarım maliyetlerini artıracak ve bu durum, yerel yönetimlerin bütçelerini zorlayacak. Uzmanlar, acil durum planlarının gözden geçirilmesi ve afet yönetimi konusunda daha proaktif adımlar atılması gerektiğini savunuyor.









