Rum yargısı, türkiye aleyhine açılan talebi reddetti

Rum yargısı, türkiye aleyhine açılan talebi reddetti

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Yüksek Mahkemesi, Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı açılan tazminat davasını reddetti. İki Kıbrıslı Rum, Girne’deki taşınmazlarının kullanımına ilişkin Türkiye’den toplam 71 bin 740 euro talep ediyordu. Ancak mahkeme, davacıların taleplerini kabul etmedi.

İlk derece mahkemesi, 30 Eylül 2019 tarihinde, davacılardan birine 33 bin 440 euro, diğerine ise 38 bin 300 euro tazminat ödenmesine karar vermişti. Ancak bu karar, istinaf mahkemesi tarafından 31 Ekim 2024’te bozuldu. İstinaf mahkemesi, Türkiye’nin egemenlik dokunulmazlığı ilkesine dayanarak, bu tür davaların Rum mahkemelerinde yargılanamayacağına hükmetti. Bu durum, uluslararası hukukta devletlerin egemenlik haklarının korunması açısından önemli bir içtihat oluşturuyor.

Yüksek Mahkeme’nin Kararı

İstinaf kararının ardından, davacılar GKRY Yüksek Mahkemesi’ne başvurdu. Ancak, mahkeme 15 Ekim 2026’da yaptığı değerlendirmede, üçüncü derece inceleme izni verilmesi için gerekli şartların sağlanmadığına hükmetti. Sonuç olarak, başvuru oy birliğiyle reddedildi. Bu karar, Türkiye aleyhindeki ilk mahkeme kararını geçersiz kılan istinaf kararı ile birlikte, Türkiye’nin uluslararası hukukta sahip olduğu egemenlik haklarını pekiştirmiş oldu. Rum davacıların, mülkiyet hakları ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiği iddiaları ise mahkeme tarafından dikkate alınmadı.

Uluslararası İlişkiler Üzerindeki Etkiler

Bu gelişme, Türkiye ile GKRY arasındaki ilişkilerin daha da gerilmesine neden olabilir. Özellikle Kıbrıs meselesi, hem bölgesel hem de uluslararası düzeyde önemli bir tartışma konusu olmaya devam ediyor. Türkiye, KKTC’nin tanınması ve Kıbrıs Türklerinin haklarının korunması konusunda kararlı bir duruş sergiliyor. Öte yandan, GKRY’nin uluslararası platformlarda Türkiye aleyhine yürüttüğü kampanyalar, bu tür davaların artmasına neden olabiliyor. Türkiye’nin jeotermal enerji alanındaki uluslararası liderlik çabaları, bu bağlamda dikkat çekici bir örnek olarak değerlendirilebilir.

Mahkeme kararının arka planında, Kıbrıs’ın kuzeyini yöneten Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ile ilgili uluslararası hukukun nasıl yorumlandığı sorusu yatıyor. Türkiye’nin, Kıbrıs’taki mevcut durumu uluslararası hukuka uygun olarak sürdürme çabaları, bu tür davalarda mahkemelerin kararlarını etkileyen önemli bir faktör. Bu bağlamda, GKRY’nin Kıbrıs’ta yaşanan sorunları çözmek için daha yapıcı bir yaklaşım benimsemesi gerektiği ifade ediliyor.

Bu içerikte yer alan bilgi, yorum ve değerlendirmeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım kararları kişisel risk tercihlerine göre alınmalıdır. Trader Haber, oluşabilecek zararlardan sorumlu tutulamaz.