Haziran ayında petrol ve doğal gaz fiyatları farklı nedenlerle hareket ederek enerji piyasalarında dikkat çekici bir ayrışma yarattı. Orta Doğu’daki gerilimler ve Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC)+ üretim artışı beklentileri petrol fiyatlarını etkilerken, doğal gaz fiyatları ağırlıklı olarak stok seviyeleri ve iç talep koşullarına bağlı kaldı.
Petrol fiyatları, özellikle Hürmüz Boğazı’nda yaşanan tansiyon nedeniyle Brent petrol varili fiyatı kısa süreyle 95 doların üzerine çıktı, WTI ise 93 dolara yaklaştı. Ancak bu risklerin azalması, bölgedeki tanker trafiğinin normale dönmesi ve Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC)+’nın ek üretim kararı sonrası fiyatlar gerileyerek Brent 70 dolarlar civarına, WTI ise 60 dolarların üzerine çekildi. Reuters’in aktardığı üzere İran ve bölgesel arz risklerine dair belirsizlik piyasa üzerinde etkili olmaya devam ediyor.
Doğal gaz piyasasında ise durum farklı seyrediyor. Avrupa gaz kontratları ve LNG fiyatları Orta Doğu kaynaklı risklerden etkilenmekle birlikte, tahminlerin aksine petroldeki hareketlerin çok altında kaldı. Bölgesel stokların yüksek olması ve LNG arzında hemen bir kesinti endişesinin olmaması bu durumu destekledi.
Doğal Gaz Fiyatlarını Stoklar ve Talep Belirliyor
ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA) verilerine göre, doğal gaz depolarında bulunan çalışma stokları yaklaşık 2,9 trilyon feet küp seviyesindedir ve bu oran, sezonun bu dönemindeki son beş yıllık ortalamanın üstünde yer alıyor. Ayrıca EIA, 2026’nın ikinci yarısında Henry Hub doğal gaz fiyatının ortalama 3,34 dolar/MMBtu civarında olmasını bekliyor. Bu da mevcut piyasa fiyatlarının yakında yaşanacak bir arz sıkıntısını yansıtmadığını gösteriyor.
İlginizi çekebilir: OPEC+ üretim artışı sonrası petrol fiyatları dört ayın en düşük seviyesinde
Petrol ve doğal gaz piyasalarının birbirinden ayrı hareket etmesinin temel sebebi, bu iki emtianın farklı alıcı-satıcı profillerine sahip olmasıdır. Petrol fiyatları küresel risk ve arz koşullarına daha hassas olurken, doğal gaz fiyatları özellikle bölgesel stok, hava durumu ve elektrik talebi gibi yerel faktörlerle şekilleniyor.
Bu farklılık, WTI ve Henry Hub doğal gaz fiyatları arasındaki korelasyonun 2026 yılında giderek zayıflamasına yol açtı. Şimdilik petrol piyasasında jeopolitik riskler ve Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC)+ kararları fiyatları belirlerken, doğal gaz ekranları daha çok stok durumu ve yaz aylarındaki hava koşullarına odaklanıyor.
Petrolün üretim yapısı uluslararası kaynaklara bağlı kalmaya devam ederken, ABD kaya gazı üretimi doğal gaz arzının bol ve yerel taleple şekillenmesini sağlıyor. Bu durumun, enerji piyasalarındaki fiyat diverjansını kalıcı kılabileceği belirtiliyor.
Sonuç olarak, enerji piyasalarında petrol ve doğal gaz ayrı dinamiklerle fiyatlanmaya devam ediyor. Traderlar ve piyasa katılımcıları bu yapısal farkları anlamak ve izlemek durumundalar.
Tarih: 6 Temmuz 2026
Kaynak: Investing.com









